DÖRTKONAK KÖYÜNÜN İLK,TEK, DOĞRU, DÜRÜST, TARAFSIZ VE GÜMÜŞHANE'NİN EN BÜYÜK KÖY SİTESİ - Haberler - NİYAZİ SADIK İLE SÖYLEŞİ...

Son mesaj - Gönderen: M Yücel ERGİN - Cuma, 04 May 2012 12:23
"Düşmanın yoksa, Hayatta hiç başarılı olamadın demektir.."
Haberler

Haberler->BÜYÜKLERİMİZ İLE RÖPORTAJLARIMIZ->NİYAZİ SADIK İLE SÖYLEŞİ...   
NİYAZİ SADIK İLE SÖYLEŞİ...

http://www.dortkonakkoyu.com/mkportal/modules/gallery/album/a_3973.jpg


     Köyüne delicesine aşık bir yürek. Kurduğu derin anlamlı cümleler sayesinde yıllar öncesine sizi götürüp köyde yaşadığınız hatırlarla sizleri kolayca yüzleştirebilecek kabiliyette bir ufuk sahibi. Söyleşi esnasında ki davranışları duygusal yapıda olmasından mı kaynaklanıyor bilinmez ama o günlerin heyecanı cümle olarak dudaklarından dökülürken gözleri nemli tekrar o yılları yaşar gibi oluyor. Yıllardır onunla bir söyleşi yapmayı çok istiyordum.Fakat bir türlü ortam ve zaman müsait olmuyordu.Bu defa köyümüzden uzak diyarlarda ama adeta köy içersinde birlikte mahalleler arasında bazende yaylada dolaşıyor gibi konuştuk Eskişehir’de.Torununun tıp tahsili için Bursa da bulunduğu sırada Eskişehir’e ziyaretimize gelen sayın Niyazi SADIK beyle sizin için doğal bir söyleşi gerçekleştirdik.


Bize Kendinizi tanıtırmısınız? Kimdir Niyazi SADIK ?.Edire köyünden Şükrü oğlu Fadimeden doğma 14.05.1943 yılında dünyaya geldim.İlk okulu köyümde tamamladım.Köyde okurken hiç unutmam kış aylarında sınıfımızı ısıtmak için her gün ailemiz koltuğumuzun altına bir odun koyar, bir elimizde okul çantamız diğerinde ise ısınmak için odun vardı.Zor şartlarda okula giderdik.Öğretmenim Abdullah Turhan. Yıl 1954.Daha sonra Ortaokulu Gümüşhane’de Erkek Sanat Enstitüsü ağaç işleri bölümünden mezun oldum. Yıldız Üniversitesi Harita Mühendisliği bölümünü kazandım ve 1965 yılında aynı üniversiteden Harita Mühendisi olarak mezun oldum.


İlk görev yeriniz neresi ?Memuriyete Ordu ilimizde başladım.Kadastro Müdürlüğüne Kontrol Mühendisi olarak atamam yapıldı.Bir süre çalıştıktan sonra 1972 yılında vatani görevim için Polatlı Top ve Füze okuluna gittim.Sonra Konya ilimizde İnşaat Emlak Başkanlığında Yedek subay olarak vatani görevimi tamamladım.


Askerlik görevinden sonra tayinim İzmir-Buca Tapu Fen Amiri olarak çıktı. Göreve başladım. Buca da dört yıl Tapu Fen Amiri olarak görev yaptıktan sonra 1978 yılında Memuriyetten istifa edip Ceyhun Harita Müh.İnş.Emlak San.Tic.LtdiŞti.ni kurarak iş hayatına atıldım.Serbest harita mühendisi olarak çalışmaya başladım.


İş hayatınızdaki ilkelerinizden bahsedermisiniz ? İş hayatının kendi içerisinde olmazsa olmazları vardır.  Prensiplerimden şartlar ne olursa olsun hiç  taviz vermedim.Başladığım bir projeyi verdiğim sürede mutlaka teslim ettim.Yüzlerce proje çalışması yaptım bir kişi bana diyemez ki benim projem gecikti,veya eksik oldu.Asla bu tip uygulamalar içinde olmadım.Yıllar sonra bu ilkelerimi bilen ve duyan bir çok yatırımcı bana gelerek proje çalışması yaptırmıştır.


http://www.dortkonakkoyu.com/mkportal/modules/gallery/album/a_1445.JPGKöyümüzle ilgili önemli bir kamera arşivine sahipsiniz?.Bu kamera çekimi Nasıl başladı ? Kamera çekiminin başlaması şöyle oldu.Oğlum Seyhun Sadık İstanbul da Üniversitede okurken kamera aldı kendisine.Bende düşündüm bu kamera ile yazın köye gittiğimde köydeki gördüklerimi yaşadıklarımı çekebilirim diye düşündüm.Ve öylece başladım.Yıl 1987.Bu tarihten beri aralıksız olarak her yıl çekim yaptım.Bundan sonrada ömrüm vefa ettiği sürece yapacağım.18 Adet DVD formatında  2008 yılına kadar çekimler mevcut.Bir CD yaklaşık 80 Dakika olduğuna göre toplam 1440 Dakikalık (24 Saat) bir çekim mevcut.Aslında bu süreler orijinal CD.lerde çok daha fazla fakat çok uzun olmasın diye yıl sonunda montaj yaparak bu süreyi kısaltıyorum.


Bu Çekimlerin içerisinde ağırlıklı olarak neler mevcut? Köyümüze ait her şey var diyebiliriz. Düşünün yıllar önce aramızda olan bir çok köylümüz bugün rahmetli olmuş bunlar var,Bunların köyde yaptığı çalışmalar başta olmak üzere Nişanlar, Düğünler, Bayramlar, Cenazeler, Köyde okunan mevlitler v.s. aklıma gelenler.


Köyde yaşadığınız unutamadığınız birçok anınız vardır elbette birisini bizimle paylaşırmısınız ? Bir çok anım var. Ama aklıma gelen öğrencilik yıllarımdaki bir anım.Onu paylaşalım sizlerle. Gümüşhane’de okuduğumuz yıllar. Köyden birlikte okuduğumuz arkadaşlarla Cuma günü akşamı dağdan yürüme köye gelir haftalık yiyeceklerimiz alır Pazartesi günü sabah namazı köyden çıkar aynı yolla şehre okulumuza giderdik. Yaklaşık  oniki arkadaştık.Celil Sadık,Ayhan Demirel,Hasan Çakır,Altan Turhan,Mehmet Bozalan,Mehmet Cavdar hatırladıklarımdan bazıları. Mevsim kış yine yollardayız.Yaylanın sineklik mevkisine çıktık.Kar belimize çıkıyor.Göz gözü görmüyor.Kafileden bazı arkadaşlar geri döndü.Ben rahmetli Altanla devam ediyoruz.Kaynarcanın oralarda iken köyden büyüklerimiz peşimize geldiler.Bizde daha dayanamadık geri döndük.Hasköye yürüme indik.Araç yok bekledik.Torula giden bir kamyonun kasasına hep birlikte bindik.Soğuk fırtına üşüdük hepimiz.Sonra Toruldan NAFA (şimdiki Köy Hizmetleri) yazan bir kamyon bizi aldı.Kasasına bindik.Soğuk Heryerimiz buz tuttu.Buzdan heykel olmuştum hiç unutmam. Şehire varır varmaz doğruca sınıfıma gittim.Dersimiz Matematik idi.Hocamız Ömer Topaloğlu.Beni çok severdi.Sınıfa girince beni buzlar ve karlar içinde görünce çok şaşırdı.Hemen sandalyesini sobanın yanına koyarak beni ısıtmaya çalışıyordu.Sıcağın tesiriyle üzerimdeki buzlar paçalarımdan erimeye başladı.akan sular sınıfın ortasından ilerlerken sıcağın tesiriyle sınıfımızın içi buharla doldu.sonra sırama oturdum.Bu halimi hiç unutamam.Çok zor şartlarda okuduk.
İnsan yaşadığı zorluklar karşısında pes etmemeli. Başarabilmek için onun bedeli ne ise ödemeli. Bedava hiçbir şey yok. Kişi sabreder çalışırsa istikrarlı olursa yüce yaratıcı sonunda bu gayretin karşılığını veriyor.


Gençlik yıllarınızdan çok bahsedersiniz? Neler yaptınız da unutamıyorsunuz o yılları ? Evet ben köyde geçen 0-18 yaş dönemini hiç unutamam.Dolu dolu doğal yaşam akışında köyümde geçen bu yılları hiç unutamam.Hiç boş vaktimiz yoktu.Okul zamanı okul tatilde de köyde hangi iş varsa onu yapardım.Günlerimiz dolu dolu ve eğlenceli geçerdi.Yaylada çobanlık bile yaptım.İlk okulu bitirdikten sonra yaylada 1 numaralı dana çobanı kim diye sorarsanız Niyazi sadık derdi o zaman yaylacılar.yaylada 220 adet dana vardı.Her yer çok canlıydı.Yaylada yaklaşık 60 aile vardı.hayvancılık çok fazlaydı.1600 küçük baş 750 ise büyük baş hayvan vardı.Ayrıca 60-65 çift arası Öküz vardı.Tarlalarımız hiç boş kalmazdı.Her yere arpa buğday ekilirdi.Köyümüz yine öyleydi.Her yer canlıydı.Dağı tarlası mahallesi şenlikti.


Peki O zamanki Çobanları hatırlıyormusunuz ? Hiç unutmadım ki.O yıllar altın harflerle yüreğimde yazılıdır.Küçükbaş hayvanların çobanı rahmetli Kutunoğlunun Ahmetti.Büyükbaş hayvanların ki ise Falcının oğlu İsmail idi.Öküz çobanı ise şeyh Ali idi.


Şiir Severmisiniz; Şiiri okumasını ve yazmasını severim.Benim yaşadığım 0-18 yıllarına sığan köyümüzde yaşayan bütün mahallelerdeki kişiler için bir şiir yazdım.Ön adları ile birlikte.Niçin böyle yaptım yiğitler ön adları ile (lakapları) ile anılır.Herkes onları öyle tanırdı.Şiirimin ilk mısrasıda Edirelim,Dörtkonaklım,Benim Yiğit İnsanlarım…. Diye devam eder.


Mühendis olmak nerden aklınıza geldi o yıllar ? Aslında öğretmen olmak istiyordum. Benden 2-3 kuşak önce olan bazı köylülerim Erzurum-Pulur öğretmen okulunda okuyorlardı.Köye gelince onları kıravatlı görür ve çok severdim.Kıyafetleri ilgimi çekerdi.Bende bunlar gibi olacağım derdim.Öğretmenlik sınavına girdim.Adeta öğretmen olmuş gibi köyde gezmeye başladım.Fakat öğretmenlik sınavını kazanamadığım haberini alınca çok üzüldüm.Sanat okuluna gittim.Mühendis olmaya karar verdim.Niçin sanat okuluna gittim onuda açıklayayım.Bu okulun öğlen yemeği olduğu için.Öğrencilik yıllarında bu bir avantajdı.


Uzun süredir köyünüzden uzaktasınız. Bazı köylülerimiz köyle olan irtibatını çok azalttı.Ama siz köyden kopmadınız Niçin ? Köye gidince neler hissediyorsunuz? Hayatım boyunca o çocukluğumun geçtiği o yollar,çalılar,ağaçlar anılar hiç silinmedi.Köye gidince ağaçlar,kuşlar köyde bana hoş geldiniz der el sallar bu hissederim. O yılları Çocukluğumun özgürlüğü ve hatıralarıyla yaşadım.Köydeki örflerin adetlerin sadeliği,bayram günlerinin şenliği,coşkusu,düğün merasimleri başkaydı.Hiç unutulur mu.Bütün köy düğün ederdi.Düğüne herkes iştirak ederdi.Düğün hediyesi olarak kadınlar atkılarının (zamanın başörtüsü) altlarlına koyduğu hediyelerini düğün sahiplerine verirlerdi. Bu hediyeler bazen  Börek, Siron, Makarna, Fasulye,Somun Ekmek, olabiliyordu.Çünkü evinde ne varsa ondan  hediye edilirdi.Her şey doğaldı.Bu yardımlaşma köydeki sosyal dayanışmanın ve yardımlaşmanın da bir göstergesiydi.Kız evinde dört gün kına yakar oyunlar oynanırdı.Düğünler genelde sonbahar mevsiminde yapılırdı.Köyde davul zurna yoktu.köye gelen Davul zurna 15 gün köyümüzde kalır bir çok düğünü yapar öyle köyden ayrılırdı.Bu söylediklerim benim köklerim insan özünden ve kökünden kopmamalı.


O yıllar köyümüzde hiç memur varmıydı ? Hatırladığım üç memur vardı. Bunlar Tahsildar Hakkı,Postacı Salih Turhan ve Karadayı Hüseyin idi.Onun dışında herkes köyde yaşardı.İlişkiler çok sıcaktı.Büyüklerle küçükler arasında mesafeler hep korunurdu.


Köyde doğup büyüdüğünüz evinizin yerine çok güzel mimaride bir ev yaptınız. Evinizin bir köşesini Müze olarak tasarlıyorsunuz. Niçin?  Yukarıda da belirttiğim gibi köyüm örf ve adetini 18 yıl doya doya yaşadım.Bu mükemmel köy hayatının özlemini gurbette 45 yıl hep hissettim.Bir gün köye dönüp bu günleri yaşamak istediğimi rabbimden istedim.Yüce Mevla da bana bu imkanı verdi.Köyde yaşanabilir bir mekana ihtiyaç vardı.Çocukluğumun geçtiği baba evi bakımsızdı.doğal halini hiç bozmadan tamir edelim dedik fakat ekonomik ve dayanıklı olmayacağı için son teknolojileri kullanarak bir ev yaptık.Müze konusuna gelince evet böyle bir çalışmam var.Köyde yaşadığım yıllarda kullandığım bütün araç ve gereçleri bu müzede toplamaya başladım.Amacım bu doğal yaşamda kullandığımız aletlerin unutulup kaybolmaması, gelecek kuşaklara aktarılması.O döneme ait araçları kimden alırsam onun ismini altına yazacağım.Şimdiye kadar 45 parça araç gereç müzede bulunuyor.


Bundan sonra köy için düşündüğünüz projeniz var mı ? Evet var.Köyümünhttp://www.dortkonakkoyu.com/mkportal/modules/gallery/album/a_3974.jpg filmini çekeceğim.Bir yıl (365 gün) köyde hangi işler hangi yaşam şartları doğal yaşamın akışı içerisinde meydana geliyorsa bunun filmini çekeceğim.Adeta köyümüzün belgeseli de diyebiliriz buna.Kısa zamanda bu filmin çekimine başlayacağım inşallah.Örnek verirsem Ot ve tarla biçme,Fırında ekmek pişirme,Odun yapma,Patates çıkarma,  v.s.


Başarılı bir işadamısınız ve her başarılı erkeğin arkasında başarılı bir eş vardır derler. Eşinizle nasıl tanıştınız ?Her zaman yakın desteğini gördüğüm eşim Güler hanım Gümüşhane’nin merkezindendir.Lisede 4.sınıfta okurken onlara yakın bir ev kiralamıştık.Kader çizgilerimiz orda kesişti.Üniversiteyi kazanıp İstanbul’a gidince 1.sınıfta nişanlandık.Okul bitiminde 1967 yılında evlendik.


Köyümüz artık internet ortamında.Bu söyleşi köyümüzün sitesinde yayınlanacak.Siteyi nasıl buluyorsunuz ? Sitenin yapımcısı Mehmet Yüceli tebrik ediyorum.Herkese örnek bir çalışma.Gümüşhanede ilk defa böyle bir çalışmaya imza attığı için.Bunu da bizim köylü bir delikanlı başardı.Fırsat buldukça siteyi inceliyorum.Her şey çok güzel.Destek olmak lazım.Kamera çekimlerinden bazı görüntüleri kendisine verdim siteye koydu.Bunlar güzel şeyler.Başarılarının devamını diliyorum.


Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz ? Sizle çok teşekkür ederim. Böylesi bir söyleşi için.Köyümüz çok güzel bir köy.Her zaman köyümüzle köylülüğümle ve köylülerimle iftihar etmişimdir.Fakat son yıllarda köyümüze olan ilgi azaldı.Bağlılık erozyona uğradı.İnsanlar ekonomik rahatlığa erişince gelenek ve görenek ihmal edildi.Özellikle gençler hayatın koşullarına kendilerini kaptırdılar.İçlerinde çok başarılı gençlerimiz var.Akıllılar.Takdirle onları izliyorum.Bütün gençlerimiz geleceğimizdir.Herşeyimizdir.Hayatı ciddiye almalarını istiyorum.Atacakları adımları iyi hesaplamalılar.Bu vesile ile bütün köylülerime ve okuyuculara en kalbi sevgi ve selamlarımı iletiyorum.


 




Gönderen M Yücel ERGİN, Perşembe, 06 Kasım 2008 13:08, Yorumlar(0)
Yorumlar


MKPNews ©2003-2008 mkportal.it
 

MKPortal ©2003-2008 mkportal.it