DÖRTKONAK KÖYÜNÜN İLK,TEK, DOĞRU, DÜRÜST, TARAFSIZ VE GÜMÜŞHANE'NİN EN BÜYÜK KÖY SİTESİ - Haberler - RAHMETLİ ŞAHİNDE TURHAN !!!

Son mesaj - Gönderen: M Yücel ERGİN - Cuma, 04 May 2012 12:23
"Düşmanın yoksa, Hayatta hiç başarılı olamadın demektir.."
Haberler

Haberler->RAHMETLİ ŞAHİNDE TURHAN !!!   
ŞAHİNDE ANNEME

Sen Yoksun
Yosun tutan kalbim 
Senden yoksun
Ellerim boş gözlerim yaşta
Bir rüyaya dalmışım ki bu yaşta
Uyanasım gelmiyor nedense

Kalbime baktım
Sevgin var, sen yoksun
Gözlerime baktım
Yüzün var, sen yoksun
Düşlerime baktım
Hayalin var, sen yoksun
Geceye baktım
Hasretin var, sen yoksun

Uyandım bu rüyadan
Baktım ki yanımda yoksun

Ben istmedim gitmeni
Ama vakit gelmiş demek ki
Emir haktan
Bir veda bile edemeden
Koştum geldim 
Bedenin orda ama anneciğim
SEN YOKSUN...
Mekanın cennet olsun.


Gürhan ERDOĞAN (Damadı)




Gönderen M Yücel ERGİN, Cumartesi, 10 Mart 2012 23:04, Yorumlar(0), Hepsini Oku
Sen Giderken Ardından...

 Samimiyeti, zekası, bilgi ve tecrübesi ile
 Ölüm;güçlü ve zengin yüzleri,güleç yüzleri,
  genç yüzleri soldurduğunda, daha bir belli olur ya geldiği, belki bu yüzden bu kadar sarsıcı oldu bu ölüm onu tanıyanlar için. Şahinde abla için söylenecek her şeyi değerli yazarlarımız ve hocalarımız söyledi.
  Ben de bu yazılanlara ilave olarak, ona yazdığım şiir ile duygularımı dile getirmek istedim.

Hayatın Baharında  Yaşlanmamış Fidandı
Erken vurdu ayrılık ansızın budandı

İnsanlar Doğar, Büyür ve Ölür
Ölümsüzleşti O, Sevenlerini Görür

Kimler Geldi Geçti Bu Dünyadan
Yaşanan Hatıralar Kaldı Ondan

Minik Yürekleri Kattı, Eğitim Ordusuna
İsmini Yazmak Gerek Onun Anısına

Her türlü Haberleri Yapardı Gazetede
Almıştı Yerini, o günden Yüreklerde

Kim Derdi Erken Ölüm Çalacak Kapısını
Yaşatacaktı Biz Sevenlerine Acısını.


  İyi İnsan Şahinde Abla Rahat uyu, Yattığın yer nur, mekanın cennet olsun.
  Buradan Gümüşhane deki Yetkililere rica ediyorum. “Şahinde Turhan” ismi bir mahalle sokak ve ya caddeye verilmeli!!

Ankara 2011
Hakime TURHAN ZAL




Gönderen M Yücel ERGİN, Salı, 27 Aralık 2011 08:40, Yorumlar(0), Hepsini Oku
GAZETECİ ŞAHİNDE TURHAN

     Şahinde Turhan’ı ben bir öğretmen emeklisi olarak değil de bir gazeteci olarak tanıdım. Beni ilgilendiren de bu yönü idi zira. Gümüşhane gibi bir yerde kendi imkânları ile gazete çıkarmak kolay bir iş değil. Hatta çıkarmış olduğu “Ekin” gazetesine baktığımda onda gördüğüm şey, bu nasıl bir inanç ve heyecan ki kendini amatörce gazeteciliğe adamış. İçten içe yaptığı bu güzel işi kendi adıma takdirle karşılıyordum. Ölüm haberi benim gözümde bir gazetecinin ölümü idi. Çünkü ben “Şahinde öğretmeni” bir gazeteci olarak tanıdım. Ve ölümünü de bir gazetecinin ölümü olarak görüyorum.
    Bu toprağın insanı olarak çıkardığı gazete ile bu memlekete kendi imkanları ile ve hatta kendi “eli” ile dağıtımını yaptığı bir davranışla hizmet götürmesi bir örnek davranıştı bana göre. Elbette sadece kendi imkanları ölçüsünde çıkardığı gazetesi ile tanınmıyordu. Kent konseyinde kadından sorumlu komisyon başkanı olması, Gümüşhane meselelerine ilgi ve yakınlık göstermesi onu öne çıkaran çalışmalarıydı. Ama dedim ya beni bu yazıyı yazmaya iten onda ki asıl saik, yerel düzeyde ve tüm imkansızlıkların içinde kendi çabası ile çıkardığı gazetesi ve kendi eli ile dağıtmasıydı.
    Gazete ve gazetecilik önemli bir uğraş. Eğer bir gün Gümüşhane’de gazeteciliğin kitabı yazılacaksa “Şahinde öğretmenin” amatörce ve büyük bir heves ve heyecanla yapmaya çalıştığı yerel gazetecilik çabası orada yerini almalı, derim. Bugün yerel düzlemde gazetecilik mesleğini yerini getirmeye çalışan birçok gazete emekçisi Gümüşhane toplumundan ne kadar destek görüyor doğrusu bu konuda pek emin değilim, ama görülmediği kanaatindeyim.
     Bu şehir, kadın eli ile ve kendi imkânlarıyla ve üstelik dağıtımını bizzat kendinin üstlendiği yerel bir gazeteyi çıkarması, Gümüşhane kamuoyuna sunması, onun en önemli yanıydı. Kendisine Allahtan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.


Aydın YALÇIN




Gönderen M Yücel ERGİN, Perşembe, 22 Aralık 2011 00:15, Yorumlar(0), Hepsini Oku
SENİ KAYBETMEK

Yıllar öncesinde bir akşam vakti kendisiyle tanışmak için gittiğim Dörtkonaklılar Derneğinde, köyümüz ve köylümüz için neler yapabiliriz heyecanı içerisinde konuşma yapıyordu.
Dernek faaliyetlerinde beraber çalışalım, bana yardım edermisin, eğitimin ne diye sorduğunda, kendisine Nene Hatun Öğretmen lisesi mezunuyum dediğim anda gözlerinin içi gülmüş, aynı okuldan mezunmuşuz gel otur karşıma demişti.
Onun anlattıklarını can kulağıyla dinlemiş, yüreğindeki heyecanın sebebini sorgulamıştım kendimce.
İnsan sevgisiyle dolu kalbini içtenlikle bizlere açıyor, özellikle evlere hapsolmuş kadınları sosyal hayat içerisine çekerek ayakları üzerinde durabilmelerini, kendileri için bir şeyler yapabilmelerini canı gönülden istiyordu
Kadınların, bir araya geldikleri zaman her güçlüğün altından kalkabileceklerine inanıyor, onlara çok güveniyordu.
Dörtkonak’lı hanımlar, onun bu seslenişine kulak vermişti. Dernek çatısı altında kurduğu Kadınlar Konseyi, O’nun azmi, heyecanı ve bize verdiği güvenle çalışmalara dört elle sarılmıştı. Ortaklaşa düzenlenen eğitici ve öğretici faaliyetler ardı ardına gelmişti.
Yemekli eğlence gecelerimizle, bilgilendirme toplantılarımızla, yaptığımız gezilerle, hayatımız boyunca unutamayacağımız günler yaşamıştık.
El birliği, gönül birliği içerisinde kaynaşarak çok kimseye de örnek olmuştuk. Biz kadınlara vermiş olduğu sözleri hayata geçiriyor, bir anne, bir abla şefkatiyle herkesin yardımına koşuyordu. Yaşadığımız problemleri, kendinin derdiymiş gibi üstlenerek, çözüm üretmek için gönülden destek veriyordu.
Daha sonra, büyük bir özveri ve emekle çıkarılan “Köylünün Sesi” gazetesi, bizim sesimiz soluğumuz olmuştu. Sorunlarını dile getirmek isteyen herkese söz hakkı verip, yapılan iyi kötü her şeyi yazarak paylaşmayı severdi. Gazete, baskıdan çıkıp eline ulaştığı an, duyduğu mutluluğu sesine yansımış haliyle heyecanla beni arar, gazeteyi okurlarının hizmetine bir an önce sunmak için çalışmalara başlardık.
O, azim ve sabrınla, karşılık beklemeden, “insanlara bir nebze faydam dokunuyorsa ne mutlu bana” felsefesiyle yaptığın mücadeleyle bizim önümüzü ufkumuzu açtın. Mütevazi duruşun, insanları ayırt etmeksizin onlara yaklaşımınla, bize örnek oldun, abla oldun, arkadaş oldun.
Bu nedenle seni kaybetmek çok ama çok acı verdi.
Bizlere yüreğini açtın, zamanını verdin, emeğini verdin.
Hakkını helal et Şahinde abla…
Nüveyde Balki




Gönderen M Yücel ERGİN, Pazar, 18 Aralık 2011 19:10, Yorumlar(0), Hepsini Oku
ŞAHİNDE HOCAM: “HANIMLAR İLE YAPILACAK ÇOK İŞ VAR” DİYORDU

    Seni kaybetmenin üzüntüsü içerimizde...

    Saygıdeğer Hocalarımın yazdıkları gibi....

    Şahinde Hocam : Bulunduğumuz ortamlarda ya da sohbetlerde sürekli  “ hanımlar ile yapılacak çok iş var ” diyor, onların aile gelişimindeki rollerini, önemini iyi biliyor, içlerindeki üretme azmini, emeklerini ortaya koymak, güçlerini birleştirmek ve öne çıkarmak istiyordu....

    Hiç olmazsa kendilerini iyi ifade etsinler diyordu....

    Bütün hanımlara özen gösterir, büyük küçük hepsi ile istişareye ayrı bir önem verir....Sorunlarını, isteklerini ... kalem, kağıt hemen oracıkda not alır, hangi kuruma iletirim, nasıl çözülür, .....düşünmeye başlardı....

    Sürekli ; ben her yerde eğitimciyim.... ne kadar kişiye faydalı olursam, o kadar mutlu olurum, öğretmenin emeklisi olmaz diyordu....

    Köyümüz Dernek faaliyetleri bünyesinde; bütün haneleri birlikte dolaşıp, hanımlardan çevre konusunda daha duyarlı olmalarını rica etmiş, ardından ağaçlandırma faaliyeti, doktor daveti ile  hanımlarla sağlık konulu toplantı vs....

    Sosyal Hizmetlerde  “ Gönüllü Annelik ”  düşünüyorum dediği bir dönem, hemen arkasından “  Ekin  Gazetesini  ” çıkarmaya başlamıştı...Hocalarımın ifade ettiği gibi “ tek kişilik bir ordu ”  idi...

    Ve sağlam bir DİN İTİKADI...Cenaze merasimlerimizde Kuran' ı ve duaları ile hemen yanıbaşımızda idi...

    Son telefon görüşmemizde “.... çabuk iyileş, gözümüz seni arıyor ”  demiştim. Kendisi de “ .....   ben de çok istiyorum ”  demişti.

    Yorgundu.... Ancak,  yapılacak çok işi vardı.....

    Şahinde  Ablacığım ; Cennet mekanın olsun.....



Kadriye Demirel
İl Sağlık Müdürlüğü




Gönderen M Yücel ERGİN, Cuma, 16 Aralık 2011 11:03, Yorumlar(0), Hepsini Oku
GÖNLÜMÜZDEN KOPAN ŞAHİNDE TURHAN

   Şair diyor ki ; gönlü uçsuz, bucaksız meyve bahçesindedir.Orada ne yapraklar dökülür, ne de meyveler tükenir.Yazı kışı yok mu? Vardır elbette. Belki yazları bildiğimiz yazlardan daha güzel, kışları bildiğimiz kışlardan daha şiddetlidir diyerek gönlümüzden kopanları dile getiriyor.Gümüşhane’de yaprak dökümü başladı.Hakkı Çubukçu ağabeyimizin vefatının ardından Gümüşhane’nin ender şahsiyetlerinden Şahinde Turhan hanımefendi  gazeteci –yazar olmanın yanı sıra,  iyi bir anne idi.Bu değerli fikir adamının  toprağa düşmesi ile yetiştirdiği meyveleri ve memleketine hizmet ettiği toprağı ve suyu dahi yakmıştır. İnsan olarak memleketin bir ferdi olarak Şahinde Turhan gibi bir hanımefendi ile hep gurur duymuşumdur.Bir mü’min abdest alsa bir nehir şereflenir.Bir Kamil konuk gelse bir şehir şereflenir.Şahinde hanım efendi şehrimizde bir konuktu.Şehrimizin şereflenmesine hizmet etmiştir.

    Şahinde hanım efendi  memleketine ve milletine çok şeyler katmış ufuk açmış can vermiş güç vermiş saadet vermiş ehil bir hanımefendi idi.
Geceyle gündüzü, korkaklıkla,  yiğitliği, üzüntüyle sevinci birbirine karıştırmayacak kadar vakarlı idi. Her şey ait olduğu yerde güzeldir.Ne dünü yarına taşıyabiliriz, ne de yarınları bu güne getirebiliriz.Fakat insan olarak maddeten olmasa da, manen hem dünde, hem de bu günde, hem de yarınlarda yaşayabiliriz.Allah (C.C) bizleri duygular ve düşüncelerle yaratıp, donatmıştır.Yakmayan ateşin, akmayan suyun, üşütmeyen karın , aydınlatmayan ışığın eksikliklerini anlayamayanlarda eksiklikler vardır.Allah (C.C.) cümlemizi zararlı ve gereksiz eksiklerden muhafaza eylesin.

    Vefası olmayan, şefkati olmayan, düşüncesi olmayan, samimiyeti olmayan, vicdanı olmayan güzel ahlakı olmayan, basireti olmayan, edebi olmayan ve nihayet aşkı olmayan adam olamaz.Yukarıda saydığım hususiyetleri bünyesinde toplayabilen, adam olma vasfını kazanan var mı ?  Var bunlardan biride Şahinde Turhan’dır.Şahinde Turhan memleketi ve milletine aşık yanıp tutuşan samimiyetli,  basireti olan güzel ahlaklı, vicdanlı , düşünce ve fikir adamı gazeteci-yazar ekin gazetesinin sahibidir. Adliye’ye ekin gazetesini dağıtmaya gelince yaptığı hizmetlerden dolayı kendisini ayakta karşılar sevginin ve saygının en güzelini ona gösterirdim.Şimdilerde de olsa aynı edebi kendisine gösterme hasletini yaşasaydım.  

    İman denizinde kulaç atan bir inanmışı o denizin kıyısına bile uğramayan nasıl görsün.Tevazu mahviyetinin erittiği ile gurur putunun dirilttiği arasında dünya ile ahiret arası mesafe var.Beyinle düşünmek, mideyle düşünmek… Yakınlık var mı acaba?

   Şahinde Turhan olmak zor.Yaptığı haberlerle zaman zaman  tehlikeleri göze almıştır.”Köşe yazıları ve haberlerle bir çok insana fayda sağlamıştır. Haberde, doğrulukta, iyilikte  en doğru çizgide doğru yürümüştür.Rabbim gönlümüzden kopan fikir adamı gazeteci yazar ablamıza Tarlasının büyüklüğünde yağmur, penceresinin büyüklüğünde güneş versin.

    Bu memlekette çok arzu ediyorum.Önemli şahsiyetleri yazmak.Sığ düşünen bu toplumda önemli şahsiyetler ölmeden  önce yazmayı bana rabbim nasip etsin.Yazdığımı itiraf edecek olursak Şahinde hanım efendiye sağlığında yazamadığımı şimdi yazarak vefa göstermemdir.Okuyucularımla uzun zamandır buluşamıyorum.Şehrimiz için önemli büyük projeleri hazırlama ile meşgul olduğum için aranızdan uzağım.Bundan dolayı kusura bakmayın.Allaha emanet olun.


Eyüp DEMİREL




Gönderen M Yücel ERGİN, Perşembe, 15 Aralık 2011 10:36, Yorumlar(0), Hepsini Oku
KADİM DOST:”ŞAHİNDE TURHAN”

   Dile kolay, 58 yıllık bir ömürde kah bir eğitimci, kah bir yazar, kah bir siyasetçi, kah bir hatip ama “daimi bir zakir” olarak “daimi bir vatansever” olarak “daimi bir alperen” olarak bu topraklara layık bir insan olma gayretini taşıdı.

  Son anına, son nefesine kadar taşıdı.  Aylardır boğuştuğu hastalık sonunda onu Rabbine kavuşturmuştu

  Şahinde Turhan, Gümüşhane’nin o sımsıcak kendine has doğasıyla özdeşleşmiş geleneklerini özümsemiş, güzel insanlarından biriydi.

  Mütevazı iç dünyasıyla sevincini coşkusunu etrafına cömertçe ikram eden bir ablaydı anaydı.

  Bu yönüyle Gümüşhane için çırpınan, uğraşan koşan haksızlıkların üzerine giden korkusuz bir yüreğe sahip nesli tükenmek üzere olan yürekli bir gazeteceydi.

  Onu ilk defa 1990 yılların başında yakından tanıma fırsatım olmuştu. Tanıdıkça kendisine olan hayranlığım artmış gönül dünyasının zenginliğinde engin hoş görüsü, sabrını ve sevecenliğini kıskanmıştım.

  Yıllar önce Köylünün Sesi Gazetesinin yazar kadrosunu oluştururken aradı beni. Gazeteden bahsederek benimde yazı yazmam noktasında tavsiyelerde bulunmuştu. Dörtkonaklılar derneğindeki örnek teşkil eden gayret ve performansını görünce her konuda yardımcı olabileceğimi söz vermiştim kendisine. Öylede oldu.

  Gümüşhane’de iken her ay düzenli olarak Köylünün Sesi gazetesi için sık sık toplanır saatlerce gazeteyi yayına hazırlardık. Nüveyde hanım Rukiye hanım canlı tanığıdır o yılların.

   Köşe yazısı yazmamın temel nedenlerinden biriydi.

  Gerçek bir gönül dostu olan Şahinde Turhan’ın sağlığında kendisiyle ilgili olarak yazmış olduğum köşe yazıları için şimdi bahtiyarım. Tek tesellim yaşıyorken hakkındaki düşüncelerimi biliyor olmasıydı.

  Yüce Mevla, 2004 yılına kadar Gümüşhane’nin sosyal ve kültürel yaşamında birlikte hizmet etmeyi nasip etti.
Eskişehir’e tayinle gelince ayrıldım bu kadim dosttan.

   Ancak ortak paydamız olan “Köylünün Sesi” ile “Ekin” gazeteleri aramızdaki bağı hiç koparmadı.

Bazen gündelik iş yoğunluğundan olacak ki yazılarımı birkaç gün geciktirsem hemen arardı beni. Telefondaki sesi hala kulağımda.

Yıllar önce yine bir telefon görüşmemizde arkadaşlarıyla beraber Eskişehir’e geleceklerini söyleyince çok sevinmiştim.

    Valilik personeliyle birlikte Çanakkale gezisi için yola çıktıklarında  bir kaç saatliğine de olsa ziyaretime gelip bir çay molası ile geçmişi yad etmiştik.

   Bende her yaz tatilinde memlekete yolum düşünce mutlaka uğrar hasbi hal ederdik.

   Şahinde Turhan kırkiki yıllık ömrümde gönül dünyamda dost listesine dahil ettiğim özel birkaç insandan biriydi.

   Daima tebessüm… Daima umut dolu ve muhataplarına da umut aşılayan bir duruşun sahibi idi.

   Alışması zor ama, emri Hak vaki oldu Şahinde Turhan'da sustu.Güler yüzü, insanlara karşı sevecenliği ve merhametiyle herkesi sarıp sarmalayan Türk anasıydı.

Memleketin davası kendisi davasıydı. Gösteriş ve ihtirastan uzak hiçbir karşılık beklemeden avuçlarında büyüttüğü Ekin gazetesi kuş misali tam uçmaya başlayacaktı ki onu yücelten eller sonsuzluğa uçtu. Çok üzgünüz.

İnanması zor, katlanması zor, alışması zor ama Şahinde Hoca hanım Hakka yürüdü.Bir Muharrem ayında ayrıldık birbirimizden. Kerbala şehidi Hz.Hüseyin, annesi Hz.Fatıma bu ay hürmetine şefaatçin ve komşun olsun. Ölüm gerçeğini bir kez daha hücrelerimize kadar hatırlatarak kavuştun rabbine. Çok şey yazılır ama duygularımı anlatmada kelimeler yetersiz kalıyor öğretmenim, yayın yönetmenim.
“Er oki koya dünyada bir Eser,
Esersiz kişinin yerinde yeller Eser,”

Dizeleri sizi tarif ediyor. Gümüşhane’mizin sosyal ve kültürel hayatına kazandırmış olduğunuz eserler sonsuza dek yaşayacak. Arşivimdeki “Köylünün Sesi” ve “Ekin” gazetelerinin sayfalarını çevirince seni ömür boyu hiç unutmayacağım…

İşte böyle bir abide şahsiyeti kaybetmiş olmanın hüznü her yanımızda…Kabri nur makamı cennet olsun.

Bu vesileyle başta hayat arkadaşı sevgili eşi Çağlayan bey olmak üzere, çocukları Ayşegül ve Bülent’in, dostlarının,sevenlerinin ve dahi Ekin okuyucularının acılarını paylaşır hayırlı uzun ömürler dilerim.




Gönderen M Yücel ERGİN, Çarşamba, 14 Aralık 2011 22:18, Yorumlar(0), Hepsini Oku
NENE HATUN

Her gün ki gibi gumushane.gen.tr sitesinden memleket havadislerine bakarak başlamıştım güne…Okuduğum haber karşısında bir anda üzüntüye gark olmuştum. Memleketimizin güzide insanlarından, ilklerin öncüsü olmuş olan Sayın Şahinde TURHAN’ın vefat haberi yazıyordu. Şaşırmıştım doğrusu, sonrasında hastalığını öğreniyoruz. Ölümü bir türlü yakıştıramıyoruz… Rahmetlik Şahinde Hanımın oğlu Bülent Lise yıllarından emsalimizdir. Belki de bu yüzden de üzüntümüz kendi içimizde anne acısı kadar derindir…

Şahinde Hanım Gümüşhane’nin bir bakıma Nene Hatun’u gibiydi. Başörtüsüyle beraber sosyal hayatın içerisindeydi. Kendilerini eğitime adamış bir insan olarak yıllarca hizmet verdiler öğretmenlik mesleğinde… Sonrasında öğretmenlikten emekli olmuş ama eğitim hayatı devam etmişti…

Dört konaklılar Derneği Kadın Kolları Başkanlığında, Köylünün Sesi Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliğinde, Anadolu Böbrek Vakfı Üyeliğinde görüyoruz Şahinde Annemizi… Gümüşhane’nin siyasi tarihinde ilk kadın Milletvekili adayı olarak çıkıyor karşımıza… Kent Konseyi çalışmalarına omuz veriyor elinden geldiğinin fazlasıyla… Ekin Gazetesi ile başaklarlar filizleniyor Gümüşhane ufkunda. Kolay değildi “kadın başına” öyle bir işe kalkışmak. Hem gazete kuracaksınız hem yazı işlerini ve genel yayın yönetmenliğini yapacaksınız. Şahinde annemiz için zor değildi. O daha ne zorluklar atlatmıştı. Gurbet elde Erzurum Nenehatun Kız İlköğretmen Okulundan mezun olmuştu, Nenehatun Kimliğini belki de oradan almıştı. Kelkit’in Kaş köyünde meslek hayatına başlamıştı. Ankara Kızılcahamam derken tekrar memlekete dönüş Yağmurdere, Tekke derken Gazipaşa ilkokulundan emekli olmuştu. Onun içindir ki Ekinlerin filiz vermesi zor olmamıştı, öncesinde bir sürü emek vardı, tecrübe vardı…

İlklere imza atmış olan Şahinde Annemiz Gümüşhane basınının mütevazı şahsiyetlerinden olup, yine mütevazı bir şekilde yayın hayatına devam etmeye çalışıyordu. Basın Toplantıların foto karelerinde görülen tek kadın temsilcisiydi. Gümüşhane için birçok fikir ve görüşte, destekte Onun kalemini görmekteydik. Mademki önemli olan Gök kubbede Hoş bir Sada bırakmışmış, Şahinde annemiz o sadayı bırakmıştır…

Kendisine Allah’tan rahmet, eşine, kızına, oğluna ve yakınlarına sabırlar diliyoruz.
Mekânı cennet olsun…
Saygılarımla…
Ekrem YILDIZ




Gönderen M Yücel ERGİN, Çarşamba, 14 Aralık 2011 16:18, Yorumlar(0), Hepsini Oku
Eğitim Ordusundan Bir Yıldız Kaydı

Eğitim Ordusundan Bir Yıldız Kaydı


Yusuf Sadık

EMEKLİ ÖĞRETMEN ŞAHİNDE TURHAN
Ömrünün ikinci baharını yaşarken, “öğretmenin emeklisi olmaz” demişti Şahinde Öğretmen(58). Henüz 4 yaşında bir çocukken tanımıştım O’nu. Köyümüz Dörtkonak’ın 1957 yılındaki Baş İmamı Davut Aydın Hoca Efendinin ilk çocuğuydu. Henüz dört yaşlarında iken bile yetişkin insanların davranışlarını gözlemlediğim bu minicik sevimli kızın günün birinde (halk deyimiyle) adam olacağına kalıbımı basmıştım bir köy öğretmeni olarak.

İlköğrenimini kendi köyü olan Torul-Demirkapı okullarında tamamlayan Şahinde, soy ismiyle örtüşen AYDIN bir din adamı olan babasının katkılarıyla öğretmen olmuş bu meslek ona diğer kardeşlerine de okuma yolunu açmış hepsinin de meslek sahibi olmalarını sağlamıştı.

Öğretmenliğindeki aktivitesini emekli olduğu 1996 yılından sonra da Sivil Toplum Kuruluşlarına olan katkısıyla sürdürmüş, Köy Derneği adına çıkardığı, “Köylünün Sesi” gazetesinden sonra da kendisinin sahibi olduğu aylık “EKİN” gazetesi ile yerel basında sesini duyurmuştur.

Öğretmenlik kadar gazeteciliği de zevkle ve severek yaptığını kaydeden Şahinde Hanımefendi son olarak Kent Konseyinde Kadın Komisyonu Başkanlığını üstlenmişti.
Sağlıklı görünüyordu. Belli olmuyor. Kader O’nu bacağındaki kas ağrısıyla yakaladı ama vefatında akciğerlerindeki yetersizlik sebebiyle hayata veda etti. Üzgünüz. O, yıldız gibi kayarken bıraktığı nurlu ışık umarım sevenleri için sürekli aydınlık yolu olacaktır.

Aziz Şahinde… Ruhun şad olsun. Yakınlarına ve sevenlerine Yüce Allah’ım sabırlar versin.



Gönderen M Yücel ERGİN, Çarşamba, 14 Aralık 2011 08:09, Yorumlar(0), Hepsini Oku
ŞAHİNDE HANIM DA HAKKA YÜRÜDÜ

ŞAHİNDE HANIM DA HAKKA YÜRÜDÜ
   Gümüşhane bir evladını daha kaybetti. Şahinde Turhan Hanım 13 Aralık 2011 Salı günü hakkın rahmetine kavuştu.

   Şahinde Hanım’ı tanımadan önce babası Davut Aydın Hocamı tanıma fırsatım oldu. Davut Hocam Torul’un yetiştirdiği nadir insanlardan biridir. O Demirkapı vadisinin gerçek bir aydın insanıdır. Pek çok insanın daha yeni farkına vardığı pek çok gerçeği Davut Hocam 50 yıl önce keşfetmiş, yaşamış bir gerçek aydın insan.

   Davut Hocamız, çevresine örnek olurken, kendi aile fertlerini de en ideal şekilde yetiştirmiş ve bu vatanın hizmetine sunmuştur.

   Şahinde Turhan Hanım da Davut Hocamın evlatlarından biridir. Davut Hocamdaki pek çok güzel hasleti kızı merhume Şahinde Hanım’da da görmeniz mümkündü. Kimseyi kırmayan, incitmeyen, her zaman insanlara yardımcı olmaya çalışan, hele hele Gümüşhane için her zaman koşan bir coşkun yürek.

İnsanlar kültür bakımdan, inanç bakımından dolu oldu mu, o doluluklarını kendilerinde saklamaları mümkün değildir. Mutlaka kendilerindeki her şeyi çevreleriyle paylaşırlar ve paylaşmaktan zevk alırlar. Şahinde Hanım’da bunu en güzel şekilde görmeniz mümkündü. O, sürekli okuyan, yazan ve bunları diğer insanlarla paylaşan biri idi.

  Tek başına uzun yıllar Ekin gazetesini çıkarırken, tek arzusu, Gümüşhane’ye hizmet etmek, doğruları yazıp, insanlara yardımcı olmaktı.

  Öğretmenliğini de, gazeteciliğini de hep zevkle yapmış, yaptığı hiçbir işte yorgunluk nedir bilmemişti.

  Son bir yıldır, Şahinde Hanım’la Kent Konseyi’nde beraber çalışma fırsatımız oldu. Gümüşhane Kent Konseyi’nin Kadın Çalışma Gurubunu kurdu. Gümüşhaneli bayanları derleyip topladı. Kadın Çalışma Gurubunun Başkanlığını yürüttüğü bir yıl içinde çok güzel çalışmalara imza attı.

  Şahinde Hanım, eşi Çağlayan Turhan Bey’le her zaman örnek bir aile olmuşlardır. Şahinde Hanım’ın yaptığı her çalışmada önce onu destekleyen ve cesaretlendiren hep Çağlayan Bey olmuştur.

  Gümüşhane için koşan, Gümüşhane için yazan, Gümüşhane için üzülen ve gülen Şahinde Hanım’ın vefatı Gümüşhane için büyük bir kayıp olmuştur.

  İnancımız gereği dünya, insanlar için geçici bir durak yeridir. Burada vazifesi biten asıl diyar olan Ahirete gitmektedir. Orada ikinci bir ölüm yoktur. Orası ebedi yaşama diyarıdır. Oradaki yerinizi Dünyadaki yaşayışlar belirlemektedir. Tanıdığımız Şahinde Hanım inşallah orada Cennet yurdunun sakinlerinden biri olmuştur.

  Değerli insan, değerli kardeşim Şahinde Hocahanım’a Allah’tan rahmet, muhterem babaları Davut Hocam ve değerli eşleri, kardeşim Çağlayan Turhan Bey başta olmak ailenin diğer fertlerine başsağlığı diliyorum.
Hasan PİR




Gönderen M Yücel ERGİN, Salı, 13 Aralık 2011 16:35, Yorumlar(0), Hepsini Oku
ŞAHİNDE ABLA...

ŞAHİNDE ABLA
 Ah ölüm! Bembeyaz sorgu sualsiz
Sermayem kefenim dikiyor ölüm
Dizlerim varmıyor yorgun mecalsiz
Bir gece başıma çöküyor ölüm
İsmail HAYAL


2011 sonlarına doğru zemheri ayına kulaç attığımız Gümüşhane’de yaprak dökümü devam ediyor. Bir süre önce Hakkı Çubukçu ağabeyimizi asıl hakiki olan ahrete yolcu ettiğimizin haftası dolmadan takvimler 2011 yılının son ayının 13’ünü gösterirken bir başka Gümüşhaneli değerimizi, memleket sevdalısını, canımız ablamızı yalan âlemden ebedi olan âleme yolcu ediyoruz.

Ömrünü kardelenlerine vakfetmiş işini ibadet derecesinde önemsemiş ve hakkını vermiş pırıl pırıl bir yüreğe sahip ablamızdı, öğretmenimizdi, annemizdi o. Emekli olduktan sonra kendi çabaları ve imkânları ile önce Köylünün Sesi ve sonraları ismini değiştirerek biricik torunu Ekin’in ismiyle Ekin Gazetesi’ni çıkarıyordu. Elinde küçücük fotoğraf makinesi adeta Gümüşhane’yi karış karış geziyordu. Nerede bir yanlışlık varsa fotoğraflıyor ve gazetesinde yayınlıyordu. Ve en önemlisi çıkardığı gazeteyi belirlediği adreslere tek tek kendisi götürüyor ve küçücük meblağlarla gazetesini idame ettiriyordu.

Vefa adına Gümüşhane’nin ilk kadın gazetecisi ve diğer sosyal aktiviteleri nedeniyle onu Gümüş Portreler adlı eserime aldığım için bugün son derece bahtiyarım. Dayısı Avukat Süleyman Aydın ve küçük dayısı Hadi Gümüşhane’ye sembol olmuş isimler. Hatta Hadi’nin fotoğrafını kendisinden temin etmiştim. Hadi’nin komik hatıralarını bana aktaran isimde oydu.

Kelkit Kaş, Ankara Kızılcahamam Berçin Çatak Köyü, Gümüşhane Yağmurdere, Gümüşhane Yetiştirme Yurdu ve nihayetinde Gazipaşa İlkokulu’nda toplam 25 yıl başarıyla görev yaptıktan sonra emekli oldu. Emeklilik bitiş değil başlangıç diyerek Dörtkonaklılar Derneği Kadın Kolları Başkanlığı, Köylünün Sesi Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği, Anadolu Böbrek Vakfı Üyeliği ve ANAP Kadın Kolları Başkanlığı yaptı. Ekin Gazetesi’ni kurarak Yazı İşleri ve Genel Yayın Yönetmenliği’ni üstlendi. Gümüşhane’de her zaman ilklerin en önde gelen ismiydi. Gümüşhane’den İlk Kadın Milletvekili aday adayı olmuştu.

Kötü hastalık sinsice sirayet etmiş olacak ki ben dâhil kimsenin haberi bile olmamıştı. Ya da bu hastalığını hepimizden gizlemişti. İşte biz buyuz aslında. Değerlerimizi sağlıklarında bilmeyen, onları hatırlamayan, ölüm hakikatini akla getiremeyen insanlarız. Emekliliğin bitiş değil aslında bir başka başlangıç olduğunu bizler ondan öğrendik. Çalışmayı, üretmeyi ve ürettiğini karşılıksız olarak paylaşabilmeyi bize o öğretmişti. Gümüşhane gibi kırsal bir kentte kadın olarak birçok zorluğu aşmayı, şehre yepyeni hedefler koyabilmeyi ve bu hedeflerin gerçekleşmesinde adımlar atabilmeyi senden öğrendik Şahinde Abla.

Keşkelerle şimdi zonklayan beynime söz geçiremiyorum. Şu anda gözyaşlarım arasında bilgisayar ekranını göremiyor ve klavyenin hangi harfine bastığımı bile fark edemiyorum. Bizi yetim ve öksüz bıraktın be ablacığım. Senin sevdanın yanında bizimki ne kadar da cılızmış meğer. O sinsi hastalık aslında bir sebep biliyoruz ama keşke bizlerden gizlemeseydin. En azından gelir ellerinden öper bir helallik alırdık.

1952 yılında Torul’un Demirkapı Köyü’nde başlayan hayat serüveni başarılarla, gururla, insanlık ve güzel ahlakla dopdolu olarak geçti ve nihayetinde takvimler 2011 yılının son ayının on üçünü gösterirken çok sevdiği Gümüşhane’de asıl olan sahibimize Hakk’a yürüdü. Şahinde Hanım Çağlayan Turhan’la evliliğinden 2 çocuk annesiydi.

Ve seni böyle de yazmak mı vardı Şahinde Ablacığım? Rabbim mekânını Cennet ve seni Efendimiz’e (SAV) komşu eylesin. Tüm Gümüşhane’nin başı sağ olsun.




Gönderen M Yücel ERGİN, Salı, 13 Aralık 2011 10:40, Yorumlar(0), Hepsini Oku


MKPNews ©2003-2008 mkportal.it
 

MKPortal ©2003-2008 mkportal.it