Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecenizi en içten dileklerimizle kutlar, şimdiden 30 Ağustos Zafer Bayramı ile birlikte kutlayacağımız Ramazan Bayramınında tüm islam alemine sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini temenni ederiz. www.dortkonakkkoyu.c ailesi[B][/B]
Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecenizi en içten dileklerimizle kutlar, şimdiden 30 Ağustos Zafer Bayramı ile birlikte kutlayacağımız Ramazan Bayramınında tüm islam alemine sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini temenni ederiz. www.dortkonakkkoyu.c ailesi[B][/B]
2008 yılında yayın hayatına başlayan, köyümüzün gözü, kulağı olan web sitemizin katkıları ile düzenleyeceğimiz " Dörtkonak'ta Zamana Yolculuk" programına katılmanız bizleri onurlandıracaktır.
O öğle bir sevdadır ki anlatılması zor, onu yaşamak lazım. Ziyareti ne zaman olursa olsun. İz bırakır gönüllerde, kokusunu Hacılarla her yıl dünyaya yayar, dünya yüzünü ona döner, onu taşır her daim, o beldeye doyulmaz. Yüreklerde şubesi daimdir. Ona yüzünü dönmeyen kendini bilemez. Geç giden pişman olur ben niye bu zamana kadar gelmedim der; İnsan kendisiyle buluştuğu mekân orası. Lebbeyk; nidaları sarar orada arşı âlâyı, gönüller gafletten sıyrılır. Sonsuz menzillere yelken açar. Doyum olmaz o mübarek beldeye çünkü orası habibi Ekrem Muhammed (s.a.v) öz yurdu MEKKE’dir. Onun bile gönlünde orası bir başka idi, orayı sevmek ve orada olmak bir ayrıcalıktır.
Köyümüz sakinlerinden, Salih Nebioğlu’nun oğlu Kadir Nebioğlu, Eşi Ayten Nebioğlu, Annesi Yurdagül Nebioğlu, Kardeşi Şengül Demirbaş, Mevlüt Nebioğlu’nun eşi Niger Nebioğlu ve Temel Çetin’in eşi Münevver Çetin umre yolculuğuna çıktılar.
Bu mübarek yolculukta şimdiden hayırlı yolculuklar diliyor, rabbimizden yapacakları ibadetlerini ve dualarını kabul etmesini niyaz ediyoruz.
Kocaeli Gümüşhaneliler Vakfı Kadın Kolları Başkanı Şükran Ustaoğlu ve yönetiminin organize ettiği kahvaltı programı Antikkapı Restoran’da yoğun katılım ile gerçekleşti.
Kocaeli Gümüşhaneliler Vakfının yeni dönem yönetimi ile birlikte Kadın Kolları ve Gençlik Kollarının tekrar kurulması çalışmaları sonucunda, ilk olarak bir araya gelerek yönetimini oluşturan Kadın Kolları tanışma kahvaltısında bir araya geldi. Kadın Kolları Başkanı Şükran Ustaoğlu’nun öncülüğünde yoğun bir katılım ile gerçekleştirilen kahvaltıya Gümüşhaneli bayanlar bir araya geldi. Gümüşhaneli Turgay İnce’nin yöresel müzikleri eşliğinde güzel vakit geçiren katılımcılar, organizasyonun çok güzel olduğunu ve her ay tekrarlanması isteğinde bulundular.
Kocaeli Gümüşhaneliler Vakfı Başkanı Hamit Örgüç, kahvaltıda yaptığı kısa konuşmada, daha önceden ihmal edilen kadınları bir arada görmenin mutluluk verici olduğunu, bu kahvaltı organizasyonunu tertipleyen Şükran Ustaoğlu başkanlığındaki tüm bayanlara katılımlarından dolayı teşekkür ettiğini dile getirdi.
Kadın Kolları Başkanı Şükran Ustaoğlu, yaptığı konuşmada, ilk kez düzenlenen bu kahvaltı programına katılım sağlayan tüm hemşerilerine teşekkür ederek, "Amacımız uzun zamandır bir araya gelemeyen kadınlarımızın kaynaşmasına ve tanışmasına olanak sağlamak ve dostluğumuzu pekiştirmektir." dedi.
Köyümüze has tatlardan olan hepimizin çocukluğunda bol bol yediği, yumurta ve süt kuymagı ile yapılan, özellikle eskiden yayla inişlerinde yapılarak kazanlara doldurulup eşe, dosta, akrabaya dağıtılan sac altında, kül içinde pişen yayla golotlarını (çöreklerini) saç üstünden kalktığı an etrafa yayılan mis gibi kokularını çok özledik değil mi ?...
Yaşlı köylülerimle sohbet ettiğimde hep eski günleri anar... Çünkü bu günler sevginin olmadığı gurur ve kibirin doruk noktasına ulaştığı günlerdir. Böyle günlerde birlik ve beraberliğin, kardeşliğin ve dostluğun, tok acın halinden anlamadığı paranın en büyük koz olduğu günleri yaşıyoruz. İnsanın içinde sevgi tohumlarının olmadığı zaman insanlardan her şeyi beklemek mümkün... Şimdi eski günlere dönelim. İnsanlar eskiye neden özlem duyar? Dilimizin döndüğü kadar analiz yapalım. Hatırlatalım; eskiden büyükler küçükleri sever, sayardı küçükler büyüklerine karşı saygıda kusur etmezlerdi. Eskiden birlik vardı beraberlik vardı, Gurur kibirin olmadığı paylaşımın bol olduğu merhametin çok olduğu günlerdi. Tok acın halini bilirdi, yardım ve dayanışma birbirlerine karşı yardımcı olmak için yarışırdılar. Büyük konuştuğu zaman büyüklerin sözü dinlenirdi. İstişare yapılırdı. Arası küs olanların büyükler tarafından barıştırılıp birbirlerine karşı tekrar kaynaşma sağlanırdı. Gurbetten gelenlere askere gidenlere, gelen misafirlere karşı bir saygı vardı hürmet vardı ve bu hürmetin karşılıksız bir sevgi olduğundan ibaretti. Şimdiki günlere baktığımızda insanların neden eski günleri çok özlediğini feryat içerisinde dile getirdiğini anlıyorum. Eski sevgi bağlarını güçlendirmek için yapılması gereken tek bir şey vardır. Gurur ve kibiri bırakıp karşılıksız sevmek. Hoşgörü, saygı çerçevesi içerisinde birbirimizi severek anlamaktan geçer. Yazacak çok şey var ama sırası geldiğinde dilimin döndüğü kadar yazmaya çalışacağım. Saygı ve sevgilerimle, o eski, mutlu, hoşgörülü günlere dönmek dileğiyle... Mehmet Yücel ERGİN
Köyümüzde genellikle yaz aylarında yapılan kendi buğdayımızdan, kendi unumuzdan, kendi odunumuzdan, her şeyi ile köyümüzün ekmeği olan "Köy Ekmeği" tadını özletmeye başladı. Yazın gelmesini şimdiden istiyor, Babaannelerimizin yaptığı taze köy ekmeğinin kokusu şimdiden iştihamızı kabartıyor... Köy halkının kışın yemek için yaz aylarında yaptığı “Köy Ekmeğini” fırınlarda kurutulup kışın uzun gecelerin de yatsılık dediğimiz hele de misafir varsa sofralarımız vazgeçilmezi olan patates, turşu, çökelek, peynir ve kaymağımızın yanından eksik olmayan kuru peksimetler…